24 Aralık 2013 Salı

#13


Yılın sonlarına yaklaştığımız bu günlerde, yine bir takım koşturmacalar ve stresler içerisindeyim. Çünkü benim için yıl sonu demek, yumurtanın kapıya dayanma zamanı demek. Aylar öncesi verilen projeler ellerimden öpüyor şu sıralar.  Gönül isterdi ki yeniyıla elimde casio hesap makinemle girmeyeyim ama bu sene de dizi çıkmış pijamalarıma talimim arkadaşlar. Hoş, hiç bir zaman yeniyıl ruhunu yaşayan ve yaşatan bir insan olamadım, ama bir iki dostu eve çağırıp çay ve mandalina eşliğinde müzik dinlemek gibi basit bir eğlence anlayışına sahip bir insana neden bunlar çok görülüyor?


21 Aralık 2013 Cumartesi

yine mim




Bu sefer de, dövmesine hayran olduğum sevimli Bayansilvia beni mimlemiş pek bi sevindim kendi çapımda. Kendisine teşekkür ediyor ve sorulara geçiyorum. 

1. Hayatında seni deliler gibi mutlu olmana sebep olan bir an var mı ?

Çok çok sevdiğim bir yakınım kaza geçirdi diye haber aldım. Öldü de bana söylemiyorlar diye 6 saatlik yol bana 60 saat gibi geldi. Hastane kapısına kadar ortalığı birbirine kattım itiraf edin diye. Yoğun bakımda da olsa hayatta olduğunu görünce o anda dünyanın en mutlu insanı bendim sanırım. Evet şimdi sapasağlam ayakta.


2. Şimdi oralarda olmak vardı dediğin bir yer? Bir mekan? Bir şehir?

Ya şuan Bursada teyzemin sarmaşıklı terasında olmak istedim.


3. Bugünlerde en çok dinlediğin şarkı?

Amy Winehouse-Valerie bir de Songs Ohia-Captain Badass


4. Giymekten keyif aldığın ayakkabı hangisi, ne tür? Peki ayakkabı numaran kaç?


Kimsenin hazetmediği, çok çirkin ama benim çok sevdiğim 39 numara maskülen pabuçlarım. En çok bunu seviyorum. Siz de bu görsel şölenden nasibinizi alın diye fotoğraf da kırptım. Bir de indirimden kaptığım botlar var, bu aralar kendisiyle pek mesuduz. 

5. Bana giyim tarzını anlatır mısın? 


2-3 beden büyük kazaklar, hırkalar. Altına da dar pantolon. Yazınsa yine bol tişörtler, gömlekler. Ama kesinlikle bedene yapışan üste hayır.


6.Uğurlu bir eşyan var mı?


Ben saat takamam hiç ama 12 senedir onsuz dışarı çıkmadığım bir ip var bileğimde uğur olarak addettiğim. Kaybolunca oradan tanıyorlar beni.


7. Tahammül bile edemediğin yemek ya da lezzet?


Tahammül edemediğim bir yemek yok. Kereviz ve yeşil zeytin hiç tatmadım daha. Belki yersem severim bilemiyorum.


8. En çok sevdiğin film sahnesi?


  Benimki nostaljik bir cevap olacak fekat       gerçekten de bu.













9. Şiir, öyle vs. içinde geçen en sevdiğin kitap cümlesi


"İnsanın kanını tükettiği gibi ben de gözyaşımı tüketiyorum. Gözyaşı, kanın negatif baskısıdır. Sonuçta aynı şeydir. Sözcüklerin, bedenin akması sıvılaşmasıdır. Kabuk tutmayan yaraların sıvılaşmasıdır. Tabi eğer insanın kökleri kurumuyorsa." Aşk ve Acı-Frida Kahlo / Rauda Jamis


10. Türkçe dışında hangi dile ilgi duyuyorsun ya da hangisini konuşmak isterdin?

İspanyolca


11. Gözlük ya da lens kullanıyor musun?

Kullanmıyorum ama her kullanmayan gibi gözlük kullanmak isterdim.


12. Alışverişini yapmaktan en çok hoşlandığın şey nedir? 

Deterjan, kırtasiye


13.İnternet hiç yokken hayatımda ....... vardı.

İnternet yokken hayatımda daha fazla kitap vardı.


14. Şans mı? Tesadüf mü? Kader mi? 

Tam bir kaderciyim. "herşey olacağına varır" cümlesini kurar, içimde oturan öküzden kurtulurum az da olsa.


15.-Ekşi mi? Tatlı mı? Acı mı? Sade mi? Şuanki hayatını tamlayacak en yakın lezzet hangisi?

Ekşili tatlı


16. İkinci bir şansın olsaydı kim olarak dünyaya gelmek isterdin ?

Ay hiç aklıma gelmedi bu. Ama kesinlikle müzikal yeteneği olan biri olayım isterdim.


17. Başka bir mesleği seçecek olsaydın bu ne olurdu?

Psikolog olmak isterdim ya da tercüman. Mesleğe başlamadan emekli olmak isteyen biri için oldukça zor bi soruydu.


18.Bir gün mutlaka bu duyguyu tatmalıyım dediğin bir olay var mı?

Uçaktan paraşütle atlayan çılgınlar var ya, onu kesin denemek istiyorum.


19.Hayatın boyunca en nefret ettiğin insan özelliği?

Bu cevabı fermina'dan çalıyorum, laf sokmak bir de inanılmaz panik olup çevredekileri de paniğe sokmak


20.Rüyaların gerçekliğine inanır mısın ? Rüyalarını dikkate alır, hatırlar mısın ?


İnanılmaz rüya gören bir insanım. Aşırı da dikkate alırım. Birini garip bir şekilde gördüysem rüyamda, ertesi gün sesini mutlaka duymalıyım. Bebek gördüysem, o günün muhteşem geçeceğine inanırım.Böyle de saçma totemlerim vardır.


Bu da bitti. Bu mimi de beni seven herkese gönderiyorum ahaha oldu mu.Yapın yaptırın efendim.



19 Aralık 2013 Perşembe

Antony and The Johnsons | Hope There's Someone




Ya ne uzun zaman olmuş dinlemeyeli. Hiç değişmemiş ama, hep aynı tat. Bu adamı canlı dinlemezsem gözüm açık gidebilir ki kendisi benim en buhranlı en depresif anımda elimin gittiği kişilerden biri. "Söylesene Antony, hayat niye bu kadar acımasız" derim, o da başlar "hope there's someone" diye şarkısını icra etmeye. Uzun uzun bahsetmek isterdim Antonyciğimden ama biran önce alnımı soğuk mermere dayamak istiyorum.

Buraya çok güzel best of antony listesi konduracaktım gelin görün ki zalım grooveshark şuan açılmıyor bende. O yüzden tek tek ellerimlen yazacağım, not edin. Kiss my name, Crazy in love, Fistful of love, Hitler in my heart ve son olarak da Cocorosie'yle beraber söylediği Beautiful Boyz. Dinleyin dinlettirin efendim.




17 Aralık 2013 Salı

mim




Tabi ki ben de anket defteri doldurmayı çok severdim. O yüzden bu mim olayı hoşuma gitti. Tatlı mı tatlı Mia Wallace ve blogunun sıkı takipçisi olduğum Zihin'e mimleri için teşekkür ediyor akabinde sorulara geçiyoruz efendim.

1. En sevdiğin renk?

Genel anlamda toprak tonları. Giyim kuşam dekorasyon hep bu renklerde olsun isterim.


2. En sevdiğin çiçek?

Saksı gülü. böyle minik minik oluyorlar genelde. Pencere önüne bu denli yakışan başka çiçek yok arkadaşlar. Öğrenci evimin, babanne ruhumu yansıtan en iddialı parçaları saksı gülleridir.


3. En sevdiğin yemek / sebze / içecek?

En sevdiğim yemek zeytinyağlı barbunya. Sebze, patates ve semiz otu . İçecekse gün içinde galon galon tükettiğim çay tabiki.


4. En sevdiğin yerli  / yabancı şarkı?

Allahım en zor soru. Blogumun konsepti itibariyle tabiki de tek cevapla yetinmeyeceğim. Başlıyorum. İlk aklıma düşeni The man who sold the world. Sin Palabras'a aşık olabilirim. Warning sign'ın yeri başkadır. Walk on the wild side'ı söylemezsem tarih asla affetmez. Enjoy the ride bi kere blogumun adı. Türkçe şarkılardaysa, Gül kurusu sanırım ya, çok severim.


5. En sevdiğin komedyen?

Bu soruya hemşehri kontenjanından Ata Demirer demek istiyorum. 


6. En sevdiğin kız / erkek ismi?

Erkek ismi barış. İtiraf ediyorum ki adı barış olanlara zaafım var. Kızsa da elif çok güzel bir isim. 


7. En sevdiğin kitap?


Çocukken "Bir Çift Yürek"i okumuştum ve uzun bir süre etkisinden çıkamadım. O gün bugündür bu soruya hep bu yanıtı verdim. Onun dışında Martı'yı çok severim.


8. En sevdiğin yerli / yabancı oyuncu?

Jason Statham demek istiyorum. Tabiki de sadece karizmasından ötürü değil arkadaşlar. Scarlett Johanssonu da çok güzel buluyorum yeri gelmişken belirteyim de burada.
Binnur Kaya da bu aralar en sevdiğim yerli oyuncu.


9. En sevdiğin yerli / yabancı film?

Big Fish. Çok seviyorum bu filmi. My Sister's Keeper'da da çok ağlamıştım ama yine de Big Fish diyorum evet.


10. En sevdiğin yerli / yabancı dizi?

Ya tabiki de Friends. İzleyenlerin ortak problemi bittiğinde uzun bir süre başka bir diziye bağlanamamak. Yerli dizide de ilk aklıma gelen Asmalı Konak oldu. Sonra da İkinci Bahar. Bir de bu aralar Aramızda Kalsın'ı izliyorum ve Binnur Kaya'ya ağlayarak gülüyorum.


11. En sevdiğin yerli / yabancı şehir?

İstanbul. Yurtdışı olarak da Zürih demek istiyorum. Ben başka yere gidene kadar en iyisi bu.


12. En sevdiğin gazete / gazeteci?

Uzun süredir gazete okumuyorum, dolayısıyla pas hakkımı kullanıyorum.


13. En sevdiğin mevsim / gün / ay?

İnsanlar doğduğu ayı sever derler ki doğru bir tespit. Ben de aralıkçıyımdır. 


14. En sevdiğin kıyafet / kıyafet tamamlayıcısı / takı?

Bu aralar 3 beden büyük kazak ve hırkalara sarmış durumdayım. Kulağımda küpelerim, burnumda hızmam olmazsa olmaz . Kolumda çanta olmadan sokakta yürüyemem.

1
5. En sevdiğin makyaj malzemesi / bakım ürünü?

Dudak rengi ruj. Bu soğuklarda evde unutunca ağladığım hindistan cevizli el kremi.


16. En sevdiğin çizgi karakter?

ya hiç aklıma gelmedi. Jetgilleri çok severdim o olsun hadi.

17. En sevdiğin anı?

Dedemin bakkalında geçirdiğim çocukluk anılarımın hepsini çok seviyorum. Ama en çok da mahallenin en janti çocukları olarak abimle tezgah altında gazoz içmelerimizi özlüyorum. Bir de yüzümü inek yaladı diye oturup 1 hafta ağlamam var ki en trajik anın nedir diye bir soru olsaydı onu yazardım.


18. En sevdiğin özelliğin?

Çok güzel empati yaparım.


19. En sevdiğin his?

Uykusuzluktan ölmek üzereyken başın yastıkla kavuştuğu andaki o his var ya o his.


20. En sevdiğin canlı?

köpek

Zor bir mimdi itiraf ediyorum. Biraz daha buralarda kalırsam cevapları değiştirmeye başlayacağım o yüzden elifi, Panik Butonu'nu, morfea'yı bir de Verba Volant'ı mimliyorum ve geleneği bozmadan listeyi şuracığa iliştirip kaçıyorum.


15 Aralık 2013 Pazar

ne dinledik #2



Ya bu liste de çok güzel oldu. Döndürüp döndürüp dinliyorum gerçekten. Listenin en çok dinleneni aynı zamanda bu blogun en çok dinleneni olmuş. O da Baba Zula'dan Bir sana bir de bana. Şarkının gizli hayranı kimse çıksın ortaya arkadaşlar zira en az dinlenen isim David Bowie olmuş bu sıralamada. Bence ayıp. 

Ayrıca sanırım 2 saat önce 24 oldum ya da 23. O konuda kafam karışık. Young adulttan adulta geçiş yaptığım şu saatlerde efkarıma ortak olmak isterseniz listeyi dinlemeye buyrun efendim. 

edit: soon we'll be found hala çok güzel değil mi ya


13 Aralık 2013 Cuma

Flunk | Cigarette Burns




İlk kez Ankara'nın -10unu yaşayan masum köylü annem evine yurduna geri döndü, ben de aniden bastıran yalnızlık hissiyatını bertaraf etmek için buraya koştum. Tarçınlı sütler hazırsa başlıyoruz.

Gün geçmiyor ki, bir iskandinav çıkıp şahane müzik yapmasın. Hikmeti suyundan mı bilmem ama, müziği, şarkıyı türküyü bu kadar sevip konu icraata gelince blok flüt çalmaktan öteye gidemeyen karga sesli biri olarak tası tarağı toplayıp İzlanda'ya göçeceğim sonunda. Sevmediğim birileri var mı aralarında diye düşündüm, yok. Neyse, Flunk 2000 yılında Norveç'te kurulan bir grup. Trip hop türünün en iyi örneklerinden biri bence. Blue Monday coverıyla gündeme gelmişler ve sonrasında kendileri 8 başarılı albüme imza atmışlar. Aralarında şüphesiz en iyisi Morning Star, ama 2013 yılında çıkardıkları Lost Causes adlı albüm de şahane şarkılar barındırıyor. Benim kendileriyle ilk tanışmam 2011 yılında verdikleri bir konser sayesinde oldu. Arkadaş hatrına, gitmek için söz verilen bir konser ve bir gün öncesinde kimmiş bunlar deyip bütün şarkılarını dinlemem sonrası, büyük bir Flunk hayranı olup çıktım oradan. Solisti Anja, tam bir sevimlilik abidesi ve cidden çok hoş bir kadın. En sevdiğim şarkılarından biri Cigarette Burns ama dinlemenizi istediğim şarkıları da dayanamadım listeledim yine alta.






12 Aralık 2013 Perşembe

#12




Daima son gün totemine inanan biri olarak, bu gece benim için uzun olacak arkadaşlar. Listeyi de şöyle koyuyorum, gecenin keyfini çıkarın benim yerime diye. 


6 Aralık 2013 Cuma

ne dinledik #1




Bugün, blogun geçmişini indim biraz. Tek tek hepsinin tozunu aldım, çok iyi geldi. Ne güzel şarkılar dinlemişiz arkadaşlar biz öyle. Gerçi o zaman kendim paylaşıp kendim dinliyordum ama zamanla şarkılara iştirak edenler olarak çoğaldık burada. Dinlemeyen varsa dinlesin diye de birazını sıraladım.

   


İlk kombonun en çok dinleneni Sia'dan Lentil. 53 kere dinlenmiş kendisi. En az dinlenen ise Smashing Pumpkins, Disarm. 3 kere dinlenmiş, onları da sanırım ben dinledim. Bir sonraki listenin istastiği biraz daha enteresan gelişmiş, o yüzden buna hiç şaşırmadım. Neyse, uyumaya niyeti olmayanlar, listeye buyursun efendim.