30 Kasım 2013 Cumartesi

#11 | Ezginin Günlüğü




Bir arkadaşım vardı, haftanın belirli geceleri oturup Ezginin Günlüğüyle çayın dibine vururduk. Mezun oldu, eşyalarını beraber koliledik, bendeki bardağını kendisine iade etmek istedim, kalsın yolda kırılır dedi. Köpekler gibi özledim onu. Annemin delirdiğimi düşünmesi ihtimali olmasa bardağa bakıp bakıp ağlarım şuan. Neyse artık o gidince.

Çılgınlar gibi Ezginin Günlüğü dinleyesim var. Eşlik etmek isterseniz diye listeyi de iliştiriyorum buraya.



27 Kasım 2013 Çarşamba

honeyhoney




İyileşmeyi, tahriş olan burun kenarlarının eski haline geri dönmesi olarak addeden helloradio, evine geri döndü. Peçete rulolarından arındım, mutluyum. Annem geldi bir de. Hem de mahrumiyet bölgesinde yaşıyormuşum gibi bavuluna tıkıştırdığı kitaplar ve bilumum anne eli değmiş gıdalar eşliğinde. Balkonda biriken, üzerinde pıt pıt gezdiğim ama yağmurdan mütevellit hamur kıvamına dönen yaprak yığınını görünce pek hoşbulmadı kendisi belki ama bir iki sevgi gösterisine hemen tav oldu yine. Şaşırtıcı bittabi ama Ankara'nın bu yağmurlu ve kasvetli havası bana iyi geliyor sanırım. 

Bizde durumlar böyleyken, uzun zamandır dinlemediğim ama son bir kaç gündür listelerimden eksik etmediğim bir grup var şimdi. Suzanne Sante ve Ben Jaffe'den oluşan Amerikalı HoneyHoney 2008de ilk albümleri First Rodeo'yu çıkarmışlar. Albümün en bilinen şarkısı Little Toy Gun.  Yemekteyiz diye bir yarışma vardı bir zamanlar. Onun ilk bölümlerinde "Little Toy Gun" şarkısını fon müziği olarak duymuş, koşar adım sözlerini internette aratıp akabindeki üç ay sürekli onları dinlemiştim. Bu da böyle bir anımdır. Neyse, hangi şarkı olsun karar veremedim ve liste oluşturdum ben de. Esen kalın.

18 Kasım 2013 Pazartesi

Sarah Blasko | All I Want




Gelsin diye heyecanla beklediğimiz ve nihayet vuslata erdiğimiz Ankara ayazından herkese iyi akşamlar. Daha on gün önce, hasta olmuyorum ben artık ya diye ortalarda dolanırken, bünyemde oluşan bir big bang sonrası, bitki çayları, ilaçlar, peçete rulosu ve ben mutualist bir yaşam sürmeye başladık. Cidden uzun bir süredir böylesine şiddetli bir grip geçirmemiştim. Sanırım hasta olmanın nasıl bir şey olduğunu unutmuş olacağım ki, inanılmaz alın ağrısı, foşur foşur burun ve göz akıntısı, alev gibi yanmama rağmen ölümüne titreme nöbetleri eşliğinde, neymiş, başka bir şehire gezmeye gidecekmişim. Gezginci ruhumuz bitmeden akıllanacağımı sanmıyorum ama sanırım bundan sonra bünyemdeki garip reaksiyonlara biraz kulak vermeliyim. Neyse, size ben, Sarah Blasko'dan bahsetmiş miydim?

Yine Avustralya, yine güzel ses, yine güzel şarkılar. Avustralya'nın bağrından kopup gelmiş, kilisede şarkı söylerek bu işe adımını atmış, çekirdekten yetişme bu kızımızın bildiğim kadarıyla 4 tane albümü var.  Sara Lov da olduğu gibi, yine benim kendi sesimi "bu ses mi acaba" diye sorgulamama sebep olan, çok hoş bir sese sahip. Sesinden ben kendisine 20 yaşı layık gördüm ama kendisi 37 yaşındaymış. İnsan gerçekten hayret ediyor.




11 Kasım 2013 Pazartesi

#8

Kaşla göz arasında kasımı da yarılamışız. Zaman dört nala koşmayı bıraksa güzel olacak. Neyse bu da balkon mevsiminin geçtiğini donarak tecrübe ettikten hemen sonra hazırladığım liste.


8 Kasım 2013 Cuma

Willy Mason | Oxygen




Herşey tatlı bir arkadaşımın "al, sen seversin bunu" başlığı altında mail kutumu şenlendirmesiyle başladı. O gün bugündür bu sevimli adamın bir şarkısını dinlemezsem olmazmış gibi geliyor. Özellikle de bu şarkısını. Tam böyle ekrana bakıp tatlı tatlı kafa sallama şarkısı.

Willy Mason, 84 doğumlu, Amerikalı bir şarkıcı. Şuana kadar 3 albüm yapmış sessiz sessiz. Ben de şuan o albümleri irdelemekle meşgulüm. Zira folk dinlemek için harika bir akşam bu akşam.



2 Kasım 2013 Cumartesi

#7



Vaktiniz varsa, Betüş'ün hazırladığı listeyi dinlemek üzere sizi şöyle alalım efendim.