14 Ekim 2014 Salı

#28

Meydan okumayı unutmadım, sadece kitap ismi düşünmeye üşenecek kadar şu meşhur salgının kurbanıyım. Kendimi iyi hisseder hissetmez kaldığım yerden devam. 

Bu da gecenin listesi

2 Ekim 2014 Perşembe

#17 En Sevdiğim Kitabın En Sevdiğim Alıntısı | #27



Aşkın, acının ve devrimin kadını, Frida Kahlo'nun hayatının anlatıldığı, yürek dağlayan kitap, "Aşk ve Acı" 'dan seçtim alıntıları.

"Çıkış yolunun güzel olacağını ve asla geri dönmeyeceğimi umarım." Frida Kahlo'nun güncesine yazdığı son cümle.

Yine aynı kitaptan;

"İnsanın kanını tükettiği gibi ben de gözyaşımı tüketiryorum. Gözyaşı, kanın negatif baskısıdır. Sonuçta aynı şeydir. Sözcüklerin, bedenin akması, sıvılaşmasıdır. Kabuk tutmayan yaraların sıvılaşmasıdır. Tabii, eğer insanın kökleri kurumuyorsa."



1 Ekim 2014 Çarşamba

#16 Sevdiğim Kadın Karakter | #26



Biliyorum çok sıkıcıyım, 86. Paulo cevabım ama bu sorunun cevabı benim için Veronika yani. Beni de düşündürmedi değil bu durum ama özellikle kitabın bazı yerlerinde ağır empati  gerektirdiğinden beni çok fazla etkileyen bir karakter oldu kendisi.





Ayrıca Zihin'in cevabı da aklımı çelmedi değil. Patti'yi bir roman karakterine indirmek istemiyorum ama hayatıyla, hayalleriyle, şarkılarıyla, yaşadığı aşklarıyla çoğu kişi için tüm zamanların en sevilen karakteri olmuştur, özellikle de "Çoluk Çocuk" kitabıyla.

Bu da gecenin listesi en huzurlusundan ;


30 Eylül 2014 Salı

#14 Filmi çekilen ve mahvedilen kitap | #15 En sevdiğim erkek karakter

#14 Filmi çekilen ve mahvedilen kitap

Bu soruyu dün yanıtlamamanın sebebi aklıma birşeyin gelmemesi, o yüzden bugünle birleştirmeye karar verdim. Film izleme konusunda çok başarısızım, bir filmi 3 günde izlerim çünkü sıkılırım. Kitabı olan filmler de anca kitabı çok sevmem lazım ki öyle izleyeyim. Mesela Harry Potter. Kitabı okuduktan seksen sene sonra izledim filmleri. Neyse çok uzattım, cehaletimi sırtlanıp bu soruyu boş geçiyorum.

#15 En sevdiğim erkek karakter



Balık hafızamı zorladığımda, kitapları karıştırdığımda aklıma gelen karakter "Yeşil Yol"dan John Coffey oldu. Bak bunun filmini izledim, hatta ilk filmi izleyip kitabını öyle okudum. Dev cüsseli ama çok narin, merhametli bir karakterdi John. Ama neden mahkum edilmişti, o kısım yok bende. Bu postu bitirdikten sonra kitapta onu arıyor olacağım muhtemelen. Bu arada sorular çok zorlamaya başladı beni, size de öyle oldu mu? Biraz daha düşünsem, kesin cevabım değişir şuan. O yüzden daha fazla düşünmeden hemen yayınlaya basacağım zira bu meydan okumayı gelecek sene bitirmeye niyetim yok.

28 Eylül 2014 Pazar

#12 Hem sevip hem nefret ettiğim kitap | #13 En sevdiğim yazar


Bu meydan okumayı nasıl benimsediysem artık, yazamadığımda vicdan azabı hissediyorum. Bu son olsun deyip kaldığımız yerden devam edelim.

#12 Hem sevip hem nefret ettiğim kitap



Bunun için tereddüt etmeden seçtiğim kitap budur. Okurken sıkıldım da ama aynı zamanda ne olacak diye merak ettim de, değişik bir kitap yani. Kitap şuan elimde değil. Kitaba dair ne hatırlıyorum diye hafızamı zorladım, tek hatırladığı mistik güçlere ilgisi olan bir kız ve onun bir takım arayışları. Vah benim balık hafızam.

#13 En sevdiğim yazar

Tabi ki tek bir isimle yetinmeyeceğim. Paulo Coelho'yu başta söylemeliyim sanırım, çünkü saplantılı bir şekilde bir tek bu adamın kitaplarını alıp okuyorum. Çoğu kitabıyla da aşk yaşadık. Diğer bir isim de John Steinbeck. Fareler ve insanlarla başlayan yolculuğumuz şuan Gazap Üzümleri ile devam etmekte. Adı geçmezse raftaki kitapları rüyama girecek olan isim Gabriel Garcia Marquez. Ayrıca karizma kontenjanından Paul Auster. Çok oldu ama son olarak da Peyami Safa. Lise yıllarımda iflah olmaz bir Peyami Safa okuruydum. Deneme tarzı kitapları dışında bütün romanlarını okudum. Sanırım kasvetli ve sıkıcı ruh halim biraz da onun kitaplarından yadigar.  Biraz daha uzatırsam bir kaç isim daha eklerim sanıyorum, en iyisi bir Calexico şarkısı bırakıp gitmek.


26 Eylül 2014 Cuma

#11 Nefret Ettiğim Kitap




Nefret demeyelim de, kitabı bitirmek için gereken sabrı kendimde göremedim diyelim biz ona. İlerlemeyen konu, diyalogların anlamsızlığı, paragraf başı değişen zaman örgüsü, anlatırken bile içim sıkıldı ay. Kitabı elime almışken bir daha başlayayım diyorum ama sanıyorum zeka düzeyim yine bu kitap için yetersiz kalacak, üzgünüm.

25 Eylül 2014 Perşembe

#10 Evimi hatırlatan kitap



Şuan burnumda tüten ve muhtemelen yıkılmış olan Ankara'daki ufacık tefecik evimi baz alırsam kesinlikle cevabım bu. Vize dönemi bitiminde, kar yağarken oluşan o sessizlikte elime bu kitabı almıştım ve uzun uzadıya okumuştum. Şuan hikayeyi tam hatırlayamıyorum ama bu da yaşanmış bir hikaye ve bana anımsattığı şey tamamen evdeki o atmosfer.